Zeynep Alaşalvar

Öğretmenler Gününün Kısa Tarihçesi

Türkler, ilk önceleri Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır.
8. Yüzyıldan itibaren, İslamiyetin kabul edilmesiyle birlikte Uygur alfabesi bırakılarak Arap alfabesine geçilmiştir.
Kurtuluş Savaşı’nı kazandıktan sonra, 29 Ekim 1923′te Cumhuriyet’i kuran ulu önder Atatürk, askeri ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda birçok yeniliği başlatmıştır. Bu yeniliklerden biri de, 1 Kasım 1928 tarihinde çıkarılan 1353 sayılı kanunla, Arap alfabesi yerine Latin alfabesinin kabulü olmuştur.
Bu tarihten itibaren yeni harflerin öğrenilmesi ve okur yazar sayısının artırılması konusunda büyük bir seferberlik başlatılmıştır.
24 Kasım 1928 tarihinde açılan, Millet Mektepleri’nde, yaşlı, genç, çocuk, kadın… herkese yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir.
Millet Mektepleri’nin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.(Kaynak: http://www.meb.gov.tr/)

Öğrenmeye dair ilk basamaklarım;

Yaşamımızda ki, ilk öğretmenlerimiz Anne ve Babamızdır. Onlardan yemeği, içmeyi, emeklemeyi, yürümeyi, koşmayı , konuşmayı öğrendik ve o an kendimizi,ailemizi ve çevremizi tanımaya çalıştık.Tüm bunlara rağmen yine de hayatı daha da iyi öğrenme açısından daha fazla yardıma ve eğitime muhtaçtık.Bu nedenle aile içindeki eğitimimiz yetersiz kalır ve öğrenim yaşamımız başlar.

Bütün çocuklarda olduğu gibi, benimde; 6 yaşımda öğrenim hayatım başladı....

Aksu Seka İlköğretim okulu 1-A sınıfına kayıt oldum ilk gün hepimizin duyduğu o duygular varya...Hani biraz korku, biraz endişe, biraz heyecan...İşte bende o gün bu duyguların tümünü bir arada yaşıyordum, korkumu hiç belli etmemeye çalışıyordum. (ama şimdi itiraf ediyorum...Bende korkuyordum) Benim gibi, hayata dair ilk minik adımlarını atan arkadaşlarımın korkulu gözlerle ağlamaları beni de korkutuyordu...
Sınıfımda tanıdık arkadaşlarımın olması az da olsa korkumu yenmemi sağlıyordu.Sanki birbirimizden güç alıyorduk. Ders zilinin, çalmasıyla öğretmenimiz sınıfa girdi.İşte o an...tüm korkularım birden sevince dönüştü.Çünki; ağbeyimin öğretmeni bizim öğretmenimiz olmuştu (ağbeyim orta okula başlayınca öğretmenimiz de yeniden ilk okul 1.sınıftan başlamış).Ve...en çok sevindiğim de öğretmenimiz bizimle aynı sitede oturuyordu.Sevgili öğretmenim Asiye ORMAN...Tanıdığım bir öğretmen olması beni çok mutlu etmişti, böylece...Okul hayatımın ilk günü sevgili öğretmenimle başlamış oldu...

Okumaya başladığım an ...

Her hafta başı tırnak saç ve mendil kontrolleri olurdu (öğretmenim beni temizlik koluna seçmişti) .... her Cuma günü okumaya geçen öğrencilerin yakasına kırmızı kurdela takar ve hediye verirdi. Hiç unutmam...Hatta ilk kırmızı kurdeleyi takıp,hediyeyi hak eden öğretmenimizin kızı Derya arkadaşım olmuştu.
Evde öğretmenim ise Annem olurdu.Derslerime çalıştırırdı.Fasulye tanelerinden heceler,kelimeler,cümleler yazardı.Annemin yazdıklarının hepsini neredeyse ezbere okumaya başlamıştım.Ali topu at...Ali topu tut...Bu cümleler, hayat okulumun ilk basamaklarının cümleleriydi aslında...Hiç unutmadım ve hiç unutmayacağım...Geceleri rüyamda bile tekrarlardım. Bir an önce ben de okumaya geçecek ve yakama O; kırmızı kurdelayı takıp hediyemi alacaktım... Artık tek tek sıraya girmeye başlamıştık ve benim için o unutulmaz Cuma günü geldi...Yakasına kırmızı kurdela takılanların arasında ben de vardım.İşte o an ağladım...Hem de nasıl bir ağlama.Hemen koşarak kurdelamı; Okul Müdürü'müz Sadık Yılmaz'a ve Ali Öğretmenim'e gösterdim.Bana sarılarak beni öptüler ve beni tebrik ettiler.''Elbette alacaktın,sen zaten bizim akıllı kızımızdın''dediler.(Sevgili öğretmenlerim; bana yaşattığınız o güzel anları ve sizleri asla unutmadım,UNUTMAYACAĞIM)
Artık benimde önlüğümde kurdelam vardı ve ben de artık okumayı öğrenenlerin arasındaydım.Aslında bu başarı ben den daha fazla Anne'min başarısıydı ve okul çıkışı hemen Anne'me koşup gösterdim. İnanın yüzünde çok güzel bir gülümsemeyle, bana sarılıp öperek,benden çok daha fazla ağladı.Hemde saatlerce...

Seneler seneleri kovaladı...Geldi lise yıllarım...

Giresun Kız Meslek Lise'si...Bu okul; unutamayacağım ve hala da devam eden can dostluklarımın kurulduğu ve güzel anılarımın başlangıç noktasıydı.Sevgili Öğretmenlerim...Okul Müdürü'müz Selcan Hanım, Müdür Yardımcı'larımız Serpil Hanım, Hülya Hanım ve Yusuf Bey, Giyim Öğretmen'im Ülkü Hanım, Matematik Öğretmen'im Osman Bey, Fizik-Kimya Öğretmen'im İbrahim Gürer, Çoğrafya Öğretmen'im Necati Kaya,Tarih Öğretmen'im Müzeyyen Hanım ve Ali Dur, Edebiyat Öğretmen'im Alaaddin Bey ve Beden Eğitimi Öğretmen'im Nurşin Bayoğlu...Hepiniz; yüreklerinizdeki sıcacık sevgilerinizi nakış nakış bizlerin yüreklerine işlediniz. Zaman zaman sizleri kırmış olsam da ( hani o çocuksu, tatlı hırçınlıklarımla) sizler; sevginizle daima benim başıma taç, yüreğime kan oldunuz ve hep te öyle kalacaksınız.

Her hafta başı okul müdürümüz beni odasına çağırtır''diğerleri kurdela takar sen kravat, bu okulda forma giyilir sen etek - yelek'' diyerek beni azarlardı.Ben de o zaman içimden '' ben o kurdelayı yıllar önce taktım şimdi ayrıcalığım olsun, benim farkım burada ''derdim ve kıyafetim o şekilde kalırdı. Bir, iki derken artık Müdire Hanım'da alışmıştı benim kıyafetime ve odasına daha çağırmıyordu.

Nurşin Öğretmen'ime seneler öncesinde Öğretmenler Günü için kendisine itafen özel bir şiir yazmıştım.O şiirin; benim için hep özel bir anlamı oldu ve yaşantımla bütünleşti. Orta Okul eğitimimi, kız-erkek karışık olarak okunan ve normal bir örgün eğitim veren bir okulda tamamladım. Kız Meslek Lise'si ne Lise dönemimde geçtim.Belki de o okulu tercih sebebim, o dönemde sadece kızların gittiği bir okul olmasıydı, okulumda en büyük kazancım dostlarım ve değerli öğretmenlerim oldu.

Nurşin Öğretmenim; Milli Bayramlarda, beni okul bandasu önünde Türk Bayrağı tutmaya teşvik eden kişidir.Bu davranışı bana kazandırarak toplum önünde ayakta durabilmeyi benimsetti, yılmadan, birşeylerin ardına gizlenmeden ve en önde...Daha sonra bana okul bandosunda majörlük görevini verdi.Bir başka bayramda bana''senin nefesin herkesten daha kuvvetli '' diyerek bu sefer bando borozan takımının başkanlığını verdi.Bu görevler; aslında çok önemli görevlerdi ve okul bandosu okulu temsil ediyordu.Benim görevlerim ise bandonun joker elemanlığıydı.Yaptığım bir hata okula mal olurdu. Bu nedenle çok sorumluluk gerektiriyordu.Ben görevlerimin gerektirdiği sorumlulukların bilinciydeydim ve öğretmenimin bana güven duyarak bu sorumlulukları yerine getirebileceğime olan inancı beni o öğretmenime karşı daha da sevgi dolu ve hayran kılıyordu.Bu nedenle hayata dair ilkelerimin oluşmasında sevgili Öğretmenim Nurşin Bayoğlu'nun katkısı ve manevi desteği çok büyüktür.
Bandoda bulunan arkadaşlarımı ve beni hep yüreklendiriyordu.''kızlar nasıl borozan üflermiş hadi gösterin şu erkek okullarına ''der ve bizi daha da bir cesaretlendirirdi.Bizlerde; öğretmenimizden aldığımız bu cesaretle daha da iyi bir şekilde üflerdik o borozanları.Aldığımız alkışlar, BRAVOO sesleri başarımızın ödülü olurdu. Herşeyi sizlerin sayesinde öğrendik Sevgili Öğretmenlerim...Hayata karşı dimdik durmamızı ve asla hiçbir şeye boyun eğmememizi sizler öğrettiniz...

Sevgi…
Umut….
Güven sundun bana
Başını dimdik tutasın diye
Unuttum, ezberledim binlerce isim
Bir senin adını unutamadım
Bir seni tanıdığım günü…
Asla unutmadım

24 Kasım öğretmenlerimize verilecek en güzel armağandır. Öğretmenlerimizi düşünmek, onları sevdiğimizi bir demet çiçek ile göstermek verilebilecek en güzel hediyedir. Çünkü onlar; şerefli, şerefli olduğu kadar da çok zor ve yorucu bir mesleği yaparken, toplumun kendilerine hak ettiği saygıyı kazanmalarını sağlamalıyız.

Ülkemizi gerçek hedefe, gerçek mutluluğa kavuşturmak için iki orduya ihtiyaç vardır:
Biri vatanımızı kurtaran asker ordusu, diğeri milletimizin geleceğini yoğuran irfan ordusudur,diyor Atatürk Millet Mekteplerinin açılışı ve Ulu önder Atatürk'ün Başöğretmenliği kabulünün bir yıl dönümünü kutluyoruz 24 Kasım'ı
ilk öğretmenim Annemin, Babamın ve yukarda isimlerini yazdığım öğretmenlerimin, isimlerini yazmadığım bütün öğretmenlerimin ve bütün öğretmen Arkadaşlarımın( Halkeğitim de beş sene öğretmenlik yaptım) Öğretmenler Gününü en içten duygularımla kutluyorum ve hep var olun Eğitim adına.....

Bu Yazı 243 defa okunmuştur..



---------------------- Yorumlar ----------------------

Yorum eklemek için aşağıdaki formu doldurun..

Adınız  :

Şehir  :

Yorumunuz  :